BAYRAK ALTINDA- FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL
Bugün genç, ihtiyar, kadın, kız, kızan
Uzanıp yatsak da çardak altında.
Boruyu çalınca yarın borazan,
Hemen toplanırız bayrak altında.

Bizi hiç tasalı görmez bu yerler;
Yiğitler, ölürken bile gülerler.
Yeter ki, yaşayan er oğlu erler
Bizi çiğnetmesin ayak altında.

Kalbimiz çırpınır yurdu andıkça,
Gözlerde zaferin nuru yandıkça
Üstünde bu bayrak dalgalandıkça
Gönlümüz rahattır toprak altında


BAYRAK – AYDA AKTAŞ
Göklerin ay yıldızı
Rengine pek yaraşmış
Bu yurdun oğlu kızı
Senin için dolaşmış

Atamdan bize kalan
Sevimli güzel bayrak
Göklerde dalgalanır
Nazlı nazlı uçarak


BAYRAK – ALİ RIDVAN

Göklerin ayyıldızı
Nurlu sinende yanar;
Vatanın oğlu, kızı
Seni şerefle anar…

Kırmızı akislerin
Kalelere şan verir;
Güneş gibi, sislerin
Arasından yükselir…

Ne yaman heybetin var,
Yaşa ey; şanlı sancak!
Kalbimiz neş’e duyar
Senin gölgende ancak


Bayrak Sevgilim

Hilal olur kaşlar gözlerin yıldız,
Sancağın kurulmaz, bayrak sevgilim.
Rüzgarım yanında kalmazsın yalnız
Dalgalar durulmaz, bayrak sevgilim.

Dilin susar birden, Cihan olur lâl.
Alınır yıldızla göklerden hilâl,
Kana kana kanım içersen helâl
Ellere verilmez, bayrak sevgilim.

Özün özümdendir, canın bedenden;
Bir aşkın uğruna cihad edenden.
Eğer ki olmazsa ölümüm senden;
Tabuta sarılmaz bayrak, sevgilim.

Saygıda duranı izle yüksekten
Yer bulunur sana gözde bebekten.
Neslime mirasım dokuz göbekten,
Vasiyet sorulmaz, bayrak sevgilim!


BAYRAĞIM – HASAN ALİ YÜCE

Atalarım, gökten yere
İndirmişler ay yıldızı,
Bir buluta sarmışlar ki
Rengi şafaktan kırmızı.

Onun ateş kırmızısı
Ne gelincik, ne de gülden,
Türk oğlunun öz kanıdır
Ona bu al rengi veren.

Ay yıldızı, gökyüzünün
Ayla yıldızından yüksek
Türk’ün alın yazısıdır;
Türk’tür onu yükseltecek.

Vazifemdir bayrağımı
Üstün tutmak her bayraktan.
Can veririm, kan dökerim
Vazgeçemem ben bu haktan.


BAYRAK –ARİF NİHAT ASYA
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yeryüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!


BAYRAK – ORHAN VELİ KANIK
Ey bir muharebe meydanında
Avuçları kanımla dolu
Kafası gövdemin altında
Bacağı kolumun üstünde
Cansız uyuyan insan kardeşim
Ne adını biliyorum
Ne günahını.
İhtimal aynı ordunun neferleriyiz,
ihtimal düşman.
Belki de tanırsın beni
Ben İstanbul’da şarkı söyleyen
Tayyareyle Hamburg’a düşen,
Majino’da yaralanan,
Atina’da açlıktan ölen,
Singapur’da esir edilenim.
Alınyazımı kendim yazmadım.
Bununla beraber biliyorum,
O yazıyı yazanlar kadar olsun,
Çilekli dondurmanın tadını
Cazbant sesindeki sevinci,
Meşhur olmanın azametini.
Sen ne nimetler tanırsın biliyorum;
Çaydan, simitten ,
Kalınca bir paltodan gayrı
Zeytinyağlı enginar, kremalı keklik
Bir kadeh
Black And White viski,
Kıl pranga kızıl çengi bir esvap.
Yirmi yıllık çalışmanın
Bir kurşunluk hükmü varmış
Hayata
Harkof bölgesinde atılmakmış nasip
Aldırma
Biz bir bayrak getirdik buraya kadar
Onu daha da ileriye götürürler;
Şu dünyada topu topu
iki milyar kişiyiz
Birbirimizi biliriz.


SİLKELEDİM YAMALI BAYRAKLARI – ALİ YÜCE
silkeledim yamalı bayrakları
gözyaşların döküldü çöle
senindir bu soyulmuş toprak
bu sarılmamış yara senin
görür görmez tanıdım
binlerce yıl uzaktan

ırgaladım kuru ağaçları
yanmış güvercinler döküldü
yetim çocukların eteğine
bizimdir bu ısırgan
bu barbar uygarlık
bu yazılmamış roman senin
okudum satır satır
sözcük sözcük ağladım


BAYRAĞIM – CELÂL SITKI GÜRLE
Ayyıldızlı bayrağım;
Ölmez bir vatan demek
Ayyıldızlı bayrağım ;
Bizi yaşatan demek

Bayrağımı kanımla,
Mukaddes imânımla
Dokuyup öreceğim
Tek vücut, tek baş olup

Sancakla kardaş olup;
Göğsümü gereceğim.
Tek ülkü, tek ses gibi,
Bir rûh ve nefes gibi;

Murada ereceğim.
Bu vatanın dağına,
Bağına, bayrağına;
Canımı vereceğim.

Sancakla kardaş olup,
Göğsümü gereceğim
Tek vücût, tek baş olup
Canımı vereceğim


ONLAR – ARİF NİHAT ASYA
Nerde kaldı o anlar ki,
Analar kurt doğururdu,
Hilkat insan çamurunu
Destanlarla yoğururdu.

Nerde o yiğitler ki gür
Sesleri ülkeyi bürür,
“Yürü!” dese dağlar yürür,
“Dur!” dese kalpler dururdu?

Yurda, baş dedikleri bir
Ağır adakla geldiler
Ve şu bayraksız dünyaya,
Bayrakla geldiler.

Kopardılar ayı gökten,
Bir ipek dala astılar…
Yurt dediler, gölgesine
Ayaklarını bastılar.

Yeryüzünün göbeğinde
Kuruldu Kurultayları…
Günleri sönmek bilmedi,
Yere düşmedi ayları.

Onlardan kaldı bu toprak…
Biz gezip tozmayalım mı?
Yabanlar kıskanır diye
Destan da yazmayalım mı?

Benim, dedemle yan yana
Yazılı kalacak adım…
Yıldızların söneceği
Güne yıldızlar sakladım.